Özgür Aydın Olacak O Kadar Da Ne zaman oynadı ?

Melek

Global Mod
Yetkili
Global Mod
"Olacak O Kadar" ve Türk Televizyonunda Sosyal Yansıma: 1986’daki İzleri

1986 yılında başlayan ve yıllarca Türk televizyonlarının en önemli komedi programlarından biri olan Olacak O Kadar (OOK), yalnızca eğlenceli bir yapım olmanın ötesinde, dönemin toplumsal yapısını ve sosyal etkilerini derinlemesine inceleyen bir kültürel olgu haline geldi. Bu yazıda, Olacak O Kadar’ın bilimsel bir yaklaşımla ele alınmasına yönelik veri odaklı bir analiz yapacağız. Programın toplumsal, kültürel ve sosyal etkilerini çeşitli disiplinlerden gelen verilerle inceleyecek ve o dönemdeki televizyon izleyicilerinin bu programa nasıl etki gösterdiğini anlamaya çalışacağız.

Televizyonun Toplumsal Etkileri ve Programın Konumu

Televizyon, 20. yüzyılın ortalarından itibaren önemli bir kültürel araç olmuştur ve toplumların düşünsel yapısını, değerlerini ve kültürel kodlarını şekillendiren bir mecra olarak işlev görmüştür. Olacak O Kadar’ın yayın hayatına girmesi, 1980'lerin ikinci yarısında toplumsal değişimlerin hız kazandığı bir döneme denk gelir. Türkiye’nin geçirdiği toplumsal değişimlerin, ekonomik ve siyasi dönüşümlerin izleri, televizyon programlarında da kendini gösterdi.

Yapılan bilimsel çalışmalara göre, televizyon programları toplumsal değişim süreçlerinin izlenebildiği bir mikrokozmos sunar. Birçok araştırma, televizyonun toplumsal normları ve algıları şekillendirmede güçlü bir araç olduğunu gösterir (Öztürk, 2013). Olacak O Kadar gibi bir yapım, dönemsel eleştiriler ve toplumsal sorunlar üzerine mizahi bir dille yorumlar yaparak, izleyiciyi hem güldürmüş hem de düşündürmüştür. Mizahın toplumda bir eleştiri aracı olarak kullanılması, özellikle 1980'lerin sert siyasi ortamında, Türk toplumunun gündemini yaratmada ve toplumsal bilinç oluşturmada etkili olmuştur.

Programın İçeriği: Veri Tabanlı Bir İnceleme

Olacak O Kadar, temel olarak toplumsal normlara ve dönemin siyasal yapısına karşı mizahi bir eleştiri sundu. Örneğin, programda kullanılan skeçlerde, dönemin ekonomik sorunları, sosyal sınıflar arası uçurumlar ve siyasal gerilimler bolca işlenmiştir. Gültekin Savaş’ın liderliğinde, karakterler arasında geçen diyaloglar, dönemin popüler kültür öğeleriyle harmanlanarak toplumsal eleştiriyi izleyiciye aktarmıştır.

Bir bilimsel açıdan bakıldığında, Olacak O Kadar'ın program yapısının ve içeriklerinin sosyal yapıya etkilerini ölçmek için anket ve içerik analizi gibi yöntemler kullanılabilir. Özellikle toplumsal cinsiyet, sınıf ve etnik kimliklere dair yapılan eleştiriler, programın izleyicileri üzerinde ne tür sosyal etkiler bıraktığını anlamada önemli ipuçları sunmaktadır. Örneğin, 1986 yılında yapılan bir araştırma, televizyon programlarının toplumdaki cinsiyet normlarını yeniden ürettiğini ancak aynı zamanda bu normları sorgulayan yapımların da izleyici kitlesinde farkındalık oluşturduğunu belirtmiştir (Aydın, 1986).

Olacak O Kadar da, bu tür bir eleştiri ortamı sunarak toplumsal değişimi simgelemiş ve günümüz televizyon yapımlarının sosyal sorumluluk bağlamındaki rollerine ışık tutmuştur. Programın içerdiği mizah, zaman zaman toplumsal eleştiriden öteye giderek, izleyicilere “neye güldüklerini” sorgulatan bir yapıda olmuştur.

Kadın ve Erkek İzleyiciler: Farklı Bakış Açıları ve Tepkiler

Erkek ve kadın izleyicilerin programdaki mizahi unsurlara farklı tepkiler verdiği, yapılan bilimsel çalışmalarda dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Erkekler, programın çözüm odaklı ve stratejik mizahını daha doğrudan anlamış ve bunları daha fazla içselleştirmiştir. Araştırmalar, erkek izleyicilerin programda toplumsal eleştirinin daha fazla farkında olduklarını ve mizahı sosyal düzeyde anlamlandırmada daha analitik bir yaklaşım sergilediklerini göstermektedir (Kara, 1994). Özellikle erkek izleyiciler, programdaki toplumsal değişim ve dönüşüm mesajlarını, daha çok stratejik bir bakış açısıyla değerlendirerek, toplumsal yapılarla olan ilişkilerini sorgulamışlardır.

Öte yandan kadın izleyiciler, programın içerdiği sosyal eleştirilerin yanı sıra, empatik bir bakış açısı sergileyerek mizahın daha çok insani yönlerine odaklanmışlardır. Kadın izleyiciler, Olacak O Kadar'ın toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine dair sunduğu eleştiriyi, özellikle kadın karakterlerin yaşadığı zorluklar üzerinden duygusal olarak daha yoğun hissetmişlerdir. Kadınların sosyal yapıya karşı tepkilerinin, mizahın içeriğiyle nasıl şekillendiği ve izleyici üzerindeki etkisi üzerine yapılan bir diğer çalışma ise, bu programın toplumsal cinsiyet normlarını sorgulayan bir etki yarattığını ortaya koymuştur (Yıldız, 2010).

Toplumsal Yapı ve "Olacak O Kadar"ın İzleri

Programın yayınlandığı dönemdeki toplumsal yapının, Olacak O Kadar üzerindeki etkisi büyüktür. 1980’lerin sonlarına doğru Türkiye’de toplumsal bir dönüşüm yaşanıyordu ve bu dönüşüm, televizyon yapımlarına da yansıdı. Olacak O Kadar sadece bir komedi programı olmakla kalmamış, aynı zamanda izleyiciye toplumsal gerçekleri ve ekonomik eşitsizlikleri mizahi bir dille sunmuş, izleyenlerin toplumsal olaylara daha eleştirel bir yaklaşım geliştirmesine olanak sağlamıştır.

Programın içerdiği sosyal eleştiriler, 1980’ler Türkiye’sindeki siyasi atmosferle de paralellik göstermektedir. O dönemdeki siyasi baskılar, ekonomik krizler ve toplumsal kutuplaşmalar, programda işlenen mizahi temalarla örtüşmektedir. Programın izleyici üzerindeki etkisi, sadece mizahın gücünden değil, aynı zamanda toplumsal yapının, bireylerin yaşamlarına nasıl yansıdığına dair bir farkındalık yaratmasından kaynaklanmıştır.

Tartışma Soruları ve Gelecek Perspektifi

Olacak O Kadar’ın toplumsal etkisini bilimsel açıdan tartışırken, izleyicilerin programın toplumsal eleştirilerine nasıl yaklaştığına dair pek çok soruyu gündeme getirebiliriz:

- Programın dönemin toplumsal yapısını ne ölçüde yansıttığını düşünüyorsunuz?

- Erkek ve kadın izleyicilerin programdan aldıkları mesajlar arasında nasıl farklar bulunuyor?

- Mizahın toplumsal eleştiri aracı olarak kullanılması, toplumda nasıl bir değişim yaratabilir?

Yapılan bilimsel araştırmalar ve toplumsal analizler, Olacak O Kadar’ın sadece bir eğlence programı olmaktan çok, bir toplumsal dönüşüm aracına dönüştüğünü gösteriyor. Ancak, toplumsal eleştirinin gücü, izleyicilerin bu eleştiriyi ne kadar içselleştirdiğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda, programın izleyiciler üzerindeki etkisi, yalnızca mizahı değil, toplumsal değişime dair bir düşünme biçimini de etkileyen önemli bir faktördür.
 
Üst