Futuat Ne Demek? Bir Kelimenin Ötesinde Erkeklik, Ahlak ve Toplumsal Eşitsizlikler
“Futuat” kelimesini ilk duyduğumda bende uyandırdığı çağrışım, eski bir toplumda “iyi insan” olmanın ölçülerini anlatan bir kavram olduğu yönündeydi. Fakat biraz daha yakından bakınca meselenin yalnızca cesaret, cömertlik veya mertlik olmadığını görmek mümkün. Futuat; erkeklik, ahlak, dayanışma, sınıf, meslek, güç ve toplumsal statüyle iç içe geçmiş oldukça geniş bir tarihsel kavram.
Arapça futuwwa, Farsçada futuwwat ve Türkçede genellikle fütüvvet/futuvvet biçimlerinde karşılanan kavram; cömertlik, fedakârlık, yiğitlik, dürüstlük, dayanışma, başkasını gözetme ve ahlaki davranış gibi değerlerle ilişkilendirilmiştir. Encyclopaedia Iranica'daki araştırmaya göre futuwwa, özellikle İslam dünyasının doğu bölgelerinde farklı toplulukları, giriş ritüellerini ve ahlaki kuralları kapsayan geniş bir gelenek oluşturmuş; özünde fedakârlık, cömertlik ve üyeler arasında sadakat gibi değerler öne çıkmıştır. İranica Online
Ancak benim burada özellikle tartışmaya açmak istediğim nokta şu: “İyi erkek” veya “mert insan” tanımı kim tarafından yapılmıştır ve kimleri bu tanımın dışında bırakmıştır?
Bu soru, futuatı yalnızca tarihsel veya dini bir kavram olarak değil, toplumsal cinsiyet, sınıf ve ırk gibi sosyal faktörlerle birlikte düşünmemizi sağlıyor.
Futuat Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?
Futuwwa kelimesinin kökü olan fatā, genç erkek veya delikanlı anlamlarıyla ilişkilendirilirken zamanla bundan türeyen ahlaki ideal çok daha geniş bir anlam kazanmıştır. İdeal futuwwa mensubu; cesur, dürüst, eli açık, misafirperver, sadık ve gerektiğinde başkası için fedakârlık yapabilen kişi olarak tasvir edilmiştir. Cambridge University Press'te yayımlanan Arley Loewen'in çalışması da futuwwa ile Farsça javānmardī anlayışı arasındaki ilişkiyi ele alarak cesaret, dürüstlük, misafirperverlik ve cömertliğin ideal erkeklik modeli içinde bir araya getirildiğini gösteriyor. Cambridge
Burada önemli bir ayrıntı var: Futuat yalnızca bireysel karakter özelliklerinden oluşmuyordu. Zaman içinde çeşitli sosyal gruplar tarafından benimsenen kurallar ve davranış biçimleri haline geldi. Askerlerin, zanaatkârların ve manevi toplulukların kendilerine özgü futuwwa anlayışları ve metinleri bulunabiliyordu. Brill
Anadolu'da bunun en önemli yansımalarından biri Ahilik çevresinde görülür. Cambridge araştırmalarında futuwwa geleneğinin Anadolu'daki ahi toplulukları tarafından benimsendiği ve özellikle siyasi parçalanma dönemlerinde şehir yaşamının sosyal örgütlenmesinde etkili olduğu belirtiliyor. Ahiler yalnızca mesleki dayanışma göstermemiş, aynı zamanda konukların ağırlandığı zaviyeler ve sosyal mekânlar da oluşturmuştur. Cambridge+1
Dolayısıyla futuatı “mertlik” diye tek kelimeye indirgemek, kavramın toplumsal boyutunu ciddi biçimde eksiltir.
Futuat ve Toplumsal Cinsiyet: Neden “İdeal İnsan” Çoğu Zaman Erkekti?
Bence kavramın bugün tartışılması gereken en ilginç taraflarından biri burada ortaya çıkıyor.
Futuatın değerleri ilk bakışta evrensel görünebilir: dürüst ol, cömert ol, güçsüzü koru, haksızlık yapma, verdiğin sözü tut. Bunların hiçbiri yalnızca erkeklere ait olmak zorunda değil. Fakat tarihsel bağlama baktığımızda bu erdemlerin çoğunlukla erkek özne üzerinden tanımlandığını görüyoruz.
Modern bir gözle bunu sorgulamak oldukça önemli. Çünkü “mertlik”, “yiğitlik”, “koruyuculuk” ve “onur” gibi kavramlar yalnızca ahlaki değerler değildir; aynı zamanda toplumun erkeklerden beklediği davranışları da şekillendirir.
2020 tarihli Journal of Islamic Ethics çalışması, futuwwa geleneğinde erkekliğin erdemle özdeşleştirilmesinin “cinsiyetlendirilmiş elitizm” yarattığını ve tarihsel futuwwa biçimlerinin erkek normalliğini desteklediğini vurguluyor. Aynı çalışma, kadınların premodern dönemlerde bu yapıların dışında bırakılmasının ayrıca incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Brill
Burada kadınların deneyimlerine empatiyle yaklaşmak gerekiyor. Çünkü bir toplum “iyi erkek” modelini tanımlarken aynı anda “iyi kadın” modelini de tanımlayabilir. Erkekten cesaret, koruyuculuk ve kamusal alanda liderlik beklenirken kadından itaat, fedakârlık, aileyi koruma veya mahremiyet gibi farklı davranışlar beklenebilir.
Bu durum kadınların değerlerinin daha az önemli olduğu anlamına gelmez; fakat hangi davranışın kamusal olarak değerli kabul edildiğinin cinsiyet tarafından belirlendiğini gösterir.
Örneğin bir erkeğin ailesi için ekonomik risk alması “sorumluluk” veya “mertlik” olarak övülürken, aynı aile için yıllarca ücretsiz bakım emeği veren bir kadının emeği çoğu zaman “zaten yapması gereken şey” olarak görülebilir.
İşte burada futuatın modern bir yorumu ilginç hale geliyor: Cömertlik ve fedakârlık gerçekten erdemse, neden bakım emeği de aynı ölçüde ahlaki ve toplumsal değer taşımıyor?
Kadınların Deneyimi Tek Bir Hikâyeden İbaret Değil
Kadınların futuat gibi erkek merkezli ahlaki geleneklerle ilişkisini değerlendirirken “kadınlar bunu baskıcı bulur” şeklinde genelleme yapmak da doğru olmaz.
Bazı kadınlar bu tür geleneklerde dayanışma, güven, dürüstlük ve sosyal sorumluluk gibi değerleri olumlu bulabilir. Bazıları ise “korunan kadın” rolünün aslında kadınların kendi kararlarını verme hakkını sınırlandırabileceğini düşünebilir.
Üstelik kadınların deneyimleri sınıf, eğitim, etnik köken, yaş, şehir-kır ayrımı ve ekonomik bağımsızlık gibi faktörlere göre değişir.
Örneğin ekonomik açıdan güçlü bir kadının “koruyuculuk” anlayışıyla kurduğu ilişki, ekonomik olarak erkeğe bağımlı bir kadının deneyiminden farklı olabilir. Benzer biçimde, geleneksel toplumsal normların güçlü olduğu bir çevrede yaşayan kadın ile daha bireyselleşmiş bir şehir ortamında yaşayan kadının “mertlik”, “onur” veya “aile sorumluluğu” kavramlarını yorumlaması aynı olmayabilir.
Dolayısıyla mesele kadınların futuata “karşı” veya “taraftar” olması değildir. Asıl mesele, ahlaki değerleri tanımlama ve yorumlama yetkisinin kimlerde olduğudur.
Erkeklik Açısından Futuat: Güçlü Olmak mı, Sorumluluk Almak mı?
Futuatın erkeklik üzerindeki etkisi iki yönlü okunabilir.
Bir tarafta olumlu bir model var: Gücünü başkalarını ezmek için değil, başkalarına yardım etmek için kullanmak. Sözünün arkasında durmak. Haksızlık karşısında sessiz kalmamak. Misafirperver olmak. Cömert davranmak.
Bunlar günümüzde de değerini koruyabilecek özellikler.
Fakat diğer tarafta tehlikeli bir dönüşüm ihtimali bulunuyor. Eğer “erkeklik” sürekli olarak güç, cesaret, dayanıklılık ve koruyuculukla tanımlanırsa erkeklerin kırılganlık göstermesi, yardım istemesi veya duygularını açıkça ifade etmesi zayıflık olarak görülebilir.
Bu nedenle futuatın çağdaş bir yorumu “erkek her koşulda güçlü olmalıdır” şeklinde değil, “gücünü nasıl kullandığından sorumludur” şeklinde yapılabilir.
Bu noktada erkeklere çözüm odaklı yaklaşmak önemli. Fakat “erkekler şöyle davranır” gibi genellemeler yapmak yerine, erkeklerin de farklı sosyal konumlara sahip olduğunu kabul etmek gerekiyor. Yoksul bir erkeğin deneyimi, ekonomik açıdan ayrıcalıklı bir erkeğinkiyle aynı değildir. Irksallaştırılmış veya etnik azınlık konumundaki bir erkeğin “erkeklik” deneyimi de toplumun çoğunluğuna ait bir erkeğin deneyiminden farklı olabilir.
Çözüm yalnızca bireysel davranış değişikliğinde değil, erkeklik anlayışının yeniden düşünülmesinde yatıyor.
Sınıf Meselesi: Mertlik Herkes İçin Aynı Anlama mı Geliyor?
Futuatı sınıftan bağımsız düşünmek de oldukça zor.
Tarihsel olarak futuwwa farklı sosyal gruplar tarafından benimsenmişti. Ancak bu grupların toplumdaki güçleri aynı değildi. Araştırmalar, futuwwa biçimlerinin zaman içinde yerel erkek topluluklarından daha kurumsal yapılara dönüştüğünü ve özellikle siyasi ve dini elitlerin bu yapıları düzenleyip kodladığını ortaya koyuyor. Brill
Bu bize önemli bir şey söylüyor: Ahlaki idealler yalnızca toplumun değerlerini yansıtmaz; bazen toplumdaki güç ilişkilerini de düzenler.
Örneğin zengin bir insanın cömertliği ile yoksul bir insanın cömertliği aynı ekonomik maliyete sahip değildir. Buna rağmen ikisine de “cömert” denebilir.
“Futuat” kelimesini ilk duyduğumda bende uyandırdığı çağrışım, eski bir toplumda “iyi insan” olmanın ölçülerini anlatan bir kavram olduğu yönündeydi. Fakat biraz daha yakından bakınca meselenin yalnızca cesaret, cömertlik veya mertlik olmadığını görmek mümkün. Futuat; erkeklik, ahlak, dayanışma, sınıf, meslek, güç ve toplumsal statüyle iç içe geçmiş oldukça geniş bir tarihsel kavram.
Arapça futuwwa, Farsçada futuwwat ve Türkçede genellikle fütüvvet/futuvvet biçimlerinde karşılanan kavram; cömertlik, fedakârlık, yiğitlik, dürüstlük, dayanışma, başkasını gözetme ve ahlaki davranış gibi değerlerle ilişkilendirilmiştir. Encyclopaedia Iranica'daki araştırmaya göre futuwwa, özellikle İslam dünyasının doğu bölgelerinde farklı toplulukları, giriş ritüellerini ve ahlaki kuralları kapsayan geniş bir gelenek oluşturmuş; özünde fedakârlık, cömertlik ve üyeler arasında sadakat gibi değerler öne çıkmıştır. İranica Online
Ancak benim burada özellikle tartışmaya açmak istediğim nokta şu: “İyi erkek” veya “mert insan” tanımı kim tarafından yapılmıştır ve kimleri bu tanımın dışında bırakmıştır?
Bu soru, futuatı yalnızca tarihsel veya dini bir kavram olarak değil, toplumsal cinsiyet, sınıf ve ırk gibi sosyal faktörlerle birlikte düşünmemizi sağlıyor.
Futuat Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?
Futuwwa kelimesinin kökü olan fatā, genç erkek veya delikanlı anlamlarıyla ilişkilendirilirken zamanla bundan türeyen ahlaki ideal çok daha geniş bir anlam kazanmıştır. İdeal futuwwa mensubu; cesur, dürüst, eli açık, misafirperver, sadık ve gerektiğinde başkası için fedakârlık yapabilen kişi olarak tasvir edilmiştir. Cambridge University Press'te yayımlanan Arley Loewen'in çalışması da futuwwa ile Farsça javānmardī anlayışı arasındaki ilişkiyi ele alarak cesaret, dürüstlük, misafirperverlik ve cömertliğin ideal erkeklik modeli içinde bir araya getirildiğini gösteriyor. Cambridge
Burada önemli bir ayrıntı var: Futuat yalnızca bireysel karakter özelliklerinden oluşmuyordu. Zaman içinde çeşitli sosyal gruplar tarafından benimsenen kurallar ve davranış biçimleri haline geldi. Askerlerin, zanaatkârların ve manevi toplulukların kendilerine özgü futuwwa anlayışları ve metinleri bulunabiliyordu. Brill
Anadolu'da bunun en önemli yansımalarından biri Ahilik çevresinde görülür. Cambridge araştırmalarında futuwwa geleneğinin Anadolu'daki ahi toplulukları tarafından benimsendiği ve özellikle siyasi parçalanma dönemlerinde şehir yaşamının sosyal örgütlenmesinde etkili olduğu belirtiliyor. Ahiler yalnızca mesleki dayanışma göstermemiş, aynı zamanda konukların ağırlandığı zaviyeler ve sosyal mekânlar da oluşturmuştur. Cambridge+1
Dolayısıyla futuatı “mertlik” diye tek kelimeye indirgemek, kavramın toplumsal boyutunu ciddi biçimde eksiltir.
Futuat ve Toplumsal Cinsiyet: Neden “İdeal İnsan” Çoğu Zaman Erkekti?
Bence kavramın bugün tartışılması gereken en ilginç taraflarından biri burada ortaya çıkıyor.
Futuatın değerleri ilk bakışta evrensel görünebilir: dürüst ol, cömert ol, güçsüzü koru, haksızlık yapma, verdiğin sözü tut. Bunların hiçbiri yalnızca erkeklere ait olmak zorunda değil. Fakat tarihsel bağlama baktığımızda bu erdemlerin çoğunlukla erkek özne üzerinden tanımlandığını görüyoruz.
Modern bir gözle bunu sorgulamak oldukça önemli. Çünkü “mertlik”, “yiğitlik”, “koruyuculuk” ve “onur” gibi kavramlar yalnızca ahlaki değerler değildir; aynı zamanda toplumun erkeklerden beklediği davranışları da şekillendirir.
2020 tarihli Journal of Islamic Ethics çalışması, futuwwa geleneğinde erkekliğin erdemle özdeşleştirilmesinin “cinsiyetlendirilmiş elitizm” yarattığını ve tarihsel futuwwa biçimlerinin erkek normalliğini desteklediğini vurguluyor. Aynı çalışma, kadınların premodern dönemlerde bu yapıların dışında bırakılmasının ayrıca incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Brill
Burada kadınların deneyimlerine empatiyle yaklaşmak gerekiyor. Çünkü bir toplum “iyi erkek” modelini tanımlarken aynı anda “iyi kadın” modelini de tanımlayabilir. Erkekten cesaret, koruyuculuk ve kamusal alanda liderlik beklenirken kadından itaat, fedakârlık, aileyi koruma veya mahremiyet gibi farklı davranışlar beklenebilir.
Bu durum kadınların değerlerinin daha az önemli olduğu anlamına gelmez; fakat hangi davranışın kamusal olarak değerli kabul edildiğinin cinsiyet tarafından belirlendiğini gösterir.
Örneğin bir erkeğin ailesi için ekonomik risk alması “sorumluluk” veya “mertlik” olarak övülürken, aynı aile için yıllarca ücretsiz bakım emeği veren bir kadının emeği çoğu zaman “zaten yapması gereken şey” olarak görülebilir.
İşte burada futuatın modern bir yorumu ilginç hale geliyor: Cömertlik ve fedakârlık gerçekten erdemse, neden bakım emeği de aynı ölçüde ahlaki ve toplumsal değer taşımıyor?
Kadınların Deneyimi Tek Bir Hikâyeden İbaret Değil
Kadınların futuat gibi erkek merkezli ahlaki geleneklerle ilişkisini değerlendirirken “kadınlar bunu baskıcı bulur” şeklinde genelleme yapmak da doğru olmaz.
Bazı kadınlar bu tür geleneklerde dayanışma, güven, dürüstlük ve sosyal sorumluluk gibi değerleri olumlu bulabilir. Bazıları ise “korunan kadın” rolünün aslında kadınların kendi kararlarını verme hakkını sınırlandırabileceğini düşünebilir.
Üstelik kadınların deneyimleri sınıf, eğitim, etnik köken, yaş, şehir-kır ayrımı ve ekonomik bağımsızlık gibi faktörlere göre değişir.
Örneğin ekonomik açıdan güçlü bir kadının “koruyuculuk” anlayışıyla kurduğu ilişki, ekonomik olarak erkeğe bağımlı bir kadının deneyiminden farklı olabilir. Benzer biçimde, geleneksel toplumsal normların güçlü olduğu bir çevrede yaşayan kadın ile daha bireyselleşmiş bir şehir ortamında yaşayan kadının “mertlik”, “onur” veya “aile sorumluluğu” kavramlarını yorumlaması aynı olmayabilir.
Dolayısıyla mesele kadınların futuata “karşı” veya “taraftar” olması değildir. Asıl mesele, ahlaki değerleri tanımlama ve yorumlama yetkisinin kimlerde olduğudur.
Erkeklik Açısından Futuat: Güçlü Olmak mı, Sorumluluk Almak mı?
Futuatın erkeklik üzerindeki etkisi iki yönlü okunabilir.
Bir tarafta olumlu bir model var: Gücünü başkalarını ezmek için değil, başkalarına yardım etmek için kullanmak. Sözünün arkasında durmak. Haksızlık karşısında sessiz kalmamak. Misafirperver olmak. Cömert davranmak.
Bunlar günümüzde de değerini koruyabilecek özellikler.
Fakat diğer tarafta tehlikeli bir dönüşüm ihtimali bulunuyor. Eğer “erkeklik” sürekli olarak güç, cesaret, dayanıklılık ve koruyuculukla tanımlanırsa erkeklerin kırılganlık göstermesi, yardım istemesi veya duygularını açıkça ifade etmesi zayıflık olarak görülebilir.
Bu nedenle futuatın çağdaş bir yorumu “erkek her koşulda güçlü olmalıdır” şeklinde değil, “gücünü nasıl kullandığından sorumludur” şeklinde yapılabilir.
Bu noktada erkeklere çözüm odaklı yaklaşmak önemli. Fakat “erkekler şöyle davranır” gibi genellemeler yapmak yerine, erkeklerin de farklı sosyal konumlara sahip olduğunu kabul etmek gerekiyor. Yoksul bir erkeğin deneyimi, ekonomik açıdan ayrıcalıklı bir erkeğinkiyle aynı değildir. Irksallaştırılmış veya etnik azınlık konumundaki bir erkeğin “erkeklik” deneyimi de toplumun çoğunluğuna ait bir erkeğin deneyiminden farklı olabilir.
Çözüm yalnızca bireysel davranış değişikliğinde değil, erkeklik anlayışının yeniden düşünülmesinde yatıyor.
Sınıf Meselesi: Mertlik Herkes İçin Aynı Anlama mı Geliyor?
Futuatı sınıftan bağımsız düşünmek de oldukça zor.
Tarihsel olarak futuwwa farklı sosyal gruplar tarafından benimsenmişti. Ancak bu grupların toplumdaki güçleri aynı değildi. Araştırmalar, futuwwa biçimlerinin zaman içinde yerel erkek topluluklarından daha kurumsal yapılara dönüştüğünü ve özellikle siyasi ve dini elitlerin bu yapıları düzenleyip kodladığını ortaya koyuyor. Brill
Bu bize önemli bir şey söylüyor: Ahlaki idealler yalnızca toplumun değerlerini yansıtmaz; bazen toplumdaki güç ilişkilerini de düzenler.
Örneğin zengin bir insanın cömertliği ile yoksul bir insanın cömertliği aynı ekonomik maliyete sahip değildir. Buna rağmen ikisine de “cömert” denebilir.